Dolar : Alış : 3.8591 / Satış : 3.8660
Euro : Alış : 4.5511 / Satış : 4.5593
HAVA DURUMU
hava durumu

trabzon17°CAz Bulutlu

- Hoşgeldiniz - Sitemizde 32 Kategoride 167 İçerik Bulunuyor.

SON DAKİKA

Profesör Doktor Namık Açıkgöz’e Açık ‘DERS’

30 Mart 2016 - 2 views kez okunmuş
Ana Sayfa » Köşe Yazıları»Profesör Doktor Namık Açıkgöz’e Açık ‘DERS’
Profesör Doktor Namık Açıkgöz’e Açık ‘DERS’

Profesör Doktor Namık Açıkgöz’e Açık ‘DERS’

Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün, tamamen Topal Osman Ağa’yı karalamak amacıyla kaleme aldığı “Veli Küçük’ün Heykelini yaptırdığı katil kim?” başlıklı yazısı temelsiz ve talihsiz bir yazıdır.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz, yazısında “Topal Osman, Balkan savaşında yaralanarak topal kalmış ve sonraki zamanlarda bu sakatlığının nimetlerini bol bol toplamış biridir.” demektedir. Prof. Dr. Namık Açıkgöz, anlaşılan tarihten bihaber yaşayarak nasıl olmuş ise profesör olmuş bir kişidir. Öyle ki; kendisi, muhtemelen Topal Osman Ağa’nın Müslüman Türk ahaliye zulmeden Pontusçu Çetelere karşı dillere destan olmuş mücadelesinden, Harşit Savunmasından, kurulmasına öncü olduğu gönüllü alaylardan bihaber yaşamakta.

Bugün, Sinop’tan, Rize’ye kadar ki bölgede eğer Müslümanlar, inançlarını özgürce yaşıyorlarsa, bu yörelerde ezanlar okunuyorsa, bu yörelerin insanları ve Türkiye Cumhuriyeti, tüm bunları önce Allah’a sonra da Karadeniz’in bağrından çıkan Topal Osman Ağa’ya borçludur. Tüm bunlar; günümüzde birçok araştırmayla, kitaplarla, makalelerle ortaya konmuş gerçekliklerdir.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz, bu talihsiz içler acısı yazısını “İttihat-Terakki’nin Teşkilat-ı Mahsusa’sı bünyesinde, üzerine vazife olmayan işler görmüş ve Trabzon-Giresun-Samsun yöresinde pek çok gayr-ı Müslim ahaliyi katletmiştir. Katletmekle kalmamış, gerek katlettiği ve gerekse tehciren yöreden ayrılan halkın para, mal ve mülklerine el koyup aşırı zenginleşmiştir. Öldürülen veya tehcire tabi tutulan gayr-ı Müslimlere borcu olan Müslüman halktan bu borçlarını zorla tahsil ederek Müslüman halka da zulmetmiştir.” gibi tamamıyla yalan ve art niyetle itham edici şekilde sürdürmüştür. Galiba Prof. Dr. Namık Açıkgöz Efendi, dönemin şartlarını iyi algılayamamış, o dönemlerde emperyalist güçlerin gazına gelerek Pontus Çetelerinin, Türk ahaliye nasıl zulmettiğini araştırma gereği dahi duymamıştır. Topal Osman Ağa’nın zaten aileden zengin olduğunu bilmeyen Prof. Dr. Namık Açıkgöz, Topal Osman Ağa’nın Pontus Çetelerine karşı gönüllü mücadelesini de o yüzden bu şekilde yansıtma gereği duymuştur. Prof. Dr. Namık Açıkgöz’e sormak gerekir; “Sayın Prof. Namık Açıkgöz, Topal Osman Ağa olmasaydı, Pontus Çeteleri bütün Müslüman Türk ahaliyi katletseydi siz mutlu mu olacaktınız, başınız göğe mi erecekti ?” Prof. Dr. Namık Açıkgöz, tırnak içerisinde belirttiğimiz bu talihsiz paragrafında ayrıca Topal Osman Ağa’nın, Müslüman halka da zulmettiğini belirtmiş. Anlıyoruz ki; Prof. Namık Açıkgöz, Türk katili Pontus çetelerine Topal Osman Ağa’nın verdiği karşılıklardan oldukça huzursuz olmuş ve ayrıca da böyle bir ithamda bulunmuş. Prof. Açıkgöz denen zat-ı muhterem, anlaşılan o ki günümüzde Giresun’da ve çevre yörelerde Topal Osman Ağa’ya Müslüman Türk ahali tarafından duyulan derin saygıdan da bihaber yaşıyor, Topal Osman Ağa’nın Giresun Kalesinde bulunan anıt mezarına her sene binlerce insanın gelip dua ettiğini de muhtemelen bilmiyor. Prof. Dr. Namık Açıkgöz, “Profesör” ünvanını nasıl almış bilinmez ancak bilinen bazı hususlar var ki; Prof. Dr. Açıkgöz’ün, “Müslüman ahaliye zulmettiğinden” bahsettiği Topal Osman Ağa’nın mezarına her sene binlerce kişi gelip dua ediyor, Giresun’un en ücra köyünde dahi Topal Osman Ağa seviliyor, saygı, sevgi, minnet ve rahmetle anılıyor. Giresun’da her yıl yoğun halk katılımıyla Topal Osman Ağa’nın ölüm yıl dönümünde yürüyüşler düzenleniyor, kendisi dualarla ve törenle anılıyor.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz, saçmalıklar silsilesi olan talihsiz yazısını, “Sakarya Meydan Muharebesine katılmış ama zoru görünce kaçıp çeteciliğe devam etmiştir.” şeklinde sürdürmüştür. Prof. Dr. Namık Açıkgöz, galiba Topal Osman Ağa’nın kurulmasına öncülük ettiği Giresun Gönüllü 42. ve 47. Alaylarının Sakarya Meydan Muharebesindeki üstün başarısından ve savaşın kaderine nasıl etki ettiğinden bihaber yaşayarak “Profesör” olmuş. Prof. Dr. Namık Açıkgöz bilmelidir ki; Sakarya Meydan Muharebesinin kazanılmasında ki büyük etkenlerden bazıları Topal Osman Ağa ve onun kurulmasına öncülük ettiği Çepni Boyuna mensup Doğu Karadenizli Türklerden oluşan Gönüllü Giresun 42. ve 47. Alaylardır.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz, talihsiz yazısını “Sonra ne olduysa oldu; ne kadar yasal olduğu bilinmeyen bir zihniyetle Gönüllü Muhafız Alayının başına geçti ve silahlı adamlarıyla birlikte, çoğu vaktini mecliste geçirmeye başladı.” şeklinde sürdürmüş. Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ün mantığına göre Sakarya Meydan Muharebesinden kaçarak çeteciliğe devam eden Topal Osman Ağa’nın nasıl oluyorsa Atatürk’ün Muhafız Alayı Komutanı olduğunu imalı şekilde belirtiyor. Prof. Dr. Açıkgöz, anlaşıldığı üzere dönemin şartlarından bihaber yaşıyor ve muhtemelen de Topal Osman Ağa’nın, Atatürk’e karşı gerçekleştirilmek istenen kaç tane suikast girişimini engellediğini bilmiyor. Prof. Dr. Açıkgöz ve onun gibiler bilmelidir ki; Topal Osman Ağa’nın ve Giresun Uşakları’nın, hangi zihniyetle mecliste silahlı adamlarıyla olduğunu merak ediyorlarsa kendi zihniyetlerini gözden geçirmeleri gerekmektedir.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz, profesör ünvanına yakışmayacak şekilde sürdürdüğü yazısında; “Ali Şükrü Bey’i Topal Osman’ın katledip Mühye köyünde gömdüğü ortaya çıkar.” gibi bir cümle kullanıyor. Prof. Dr. Namık Açıkgöz, bu ağır ithamı hangi zihniyetle yazıyor, hangi kaynaklara dayanıyor ? Profesör oldun diye mahkeme mi oldun be adam ? Sen kimsin ki şüpheler üzerine yola çıkılarak, yaralı olarak ele geçirildiği halde gerçeklerin ortaya çıkmaması amacıyla canına kıyılan Topal Osman Ağa’yı katil olarak gösteriyorsun ? Topal Osman Ağa, mahkemede yargılanmamıştır dolayısıyla da suçlu olduğu kesin değildir. Bu hususta birçok kitap yazılmış ve Osman Ağa’ya, Ali Şükrü Bey cinayetinin ihale edildiği birçok delille ispat edilmiştir. O yüzden Prof. Dr. Namık Açıkgöz’ü biraz kitap okuma zahnmetinde bulunmaya davet ediyorum.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz, yazısını ” Topal Osman, devleti, kurucusu Mustafa Kemal’den güya daha çok sevdiği (!) için (Ergenekoncuların kulakları çınlasın) yasa dışına çıkıp bir milletvekilini katledecek kadar ileri gitmiştir.” şeklinde sürdürüyor ve biraz önce bahsini ettiğim gafletini yine devam ettiriyor. Topal Osman Ağa’nın üzerine yıkılan Ali Şükrü Bey cinayetini kendince tasdik ederek, Ergenekon isimli örgütünde kökünün Topal Osman Ağa’ya dayandığını bildiriyor.

Prof. Dr. Namık Açıkgöz, ardından yazısına ” İşte bu Topal Osman’ın heykeli yapılmıştır. Yaptıranın da Veli Küçük olduğu söylenir. Küçük, Giresun Jandarma Bölge Komutanı iken, Topal Osman’ın macerasından etkilenir ve heykelini yaptırır. Heykel dikilmek üzere 2001 yılında Giresun’a getirilirse de, yerine dikilmez. ” şeklinde devam ettiriyor. Sayın Prof. Dr. Namık Açıkgöz, anlaşılan büyük kahraman, pervasız vatanseverliğin sembolü olan Topal Osman Ağa’nın heykelinin dikilecek olmasından çok rahatsız olmuş ancak onun heykelini yaptıran Veli Küçük’ten daha da rahatsız olmuş. Yazımın amacı Veli Küçük’ten veya onun icraatlarından bahsetmek değildir. Topal Osman Ağa’ya böyle ağır ithamlarda bulunan bilgi fakiri Prof. Dr. Namık Açıkgöz’e ders vermektir. Prof. Dr. Açıkgöz, iyi bilmeli ki; Topal Osman Ağa’nın zaten Giresun il Merkezinde bir anıtı vardır ve ayrıca Topal Osman Ağa’nın anıt mezarı da Giresun Kalesi’nin zirvesinde bulunmaktadır. Ayrıca da kendisinin bahsettiği heykel de Giresun-Eğribel’e dikilmiştir. Prof. Namık Açıkgöz, sen ve senin gibi zihniyeti ne idüğü belirsiz olanlar iyi bilsinler ki; siz gibilerin kalemi Topal Osman Ağa’yı karalamaya yetmez. Sen ve senin gibiler Topal Osman Ağa’nın tırnağı olamazsınız.

Şunu da herkes bilmelidir ki; bizler, Çepni Türkleri olarak Topal Osman Ağa’nın Torunları olmakla iftihar ediyoruz. Eğer bu kutsal vatan toprakları yine düşman işgaline uğrarsa biz, Çepni Türkleri olarak her birimiz torunu olmakla iftihar ettiğimiz ecdadımız olan Topal Osman Ağa’nın üstlendiği misyonu üstlenmeye hazırız. Prof. Dr. Namık Açıkgöz gibi neye hizmet ettiği belli olmayan kişilere karşı her zaman dik duracağız, sözümüzü de asla esirgemeyeceğiz.

Prof. Namık Açıkgöz’ün söz konusu yazısı: https://habermerkezi.wordpress.com/2008/09/23/veli-kucukun-heykelini-yaptirdigi-katil-kim/

Gökhan Dağ

Facebook Hesabınızla Yorum Yapabilirsiniz

YORUMLAR

İsminiz

 

E-Posta Adresiniz

Yorumunuz

TemaFabrika